Psikolog

Medcezir

Evrende her şey zıtlıklara tabidir ve zıtlıklardan oluşur. Zira zıtlık olmaması hali tekliktir. Bu sebepten dolayı var olan bir şeyin sadece iyi, sadece güzel, sadece doğru olması mümkün değildir. Onu iyi-kötü, güzel-çirkin, doğru-yanlış yapan bizim beşeri aklımızdır. İnsan, her olaya kendi zihin haritasından bakar ve tepki verir. İnsan beyni kendiyle de savaşır ve çatışır, yapamıyorsa da kaçar. Bu medcezir vardır ve hep olacaktır. Bu medcezir, duygusal gelgitler oluşturacak ve insanda ıstırap yaratacaktır. Ta ki, kendini bilip, etkilenmeme sanatına hakim olana dek. Her şey fark etmekle başlar ve kendini bilme çalışmalarıyla devam eder. İnsanlar kendilerini bu ıstırabın içinde tutarak konfor alanlarından çıkmamayı seçerler aslında. Seçim yapmamak da bir seçimdir ve çoğu zaman seçim yapıp risk almaktan daha iyidir. Tırtıl olarak basit yaşamayı seçip, kelebek gibi asil ve görkemli yaşamaktan uzak durmayı seçer çoğumuz. Çünkü kendi içindekileri bilmez, bilse de inanmaz.
Beynimiz sadece olumlu düşünceler üretmiyor. Bazen de olumsuz düşüncelerin karanlık sularında fırtınalar kopuyor. İnsanlar sevgi, empati, şefkat, mizah gibi dünyayı daha iyi ve yaşanabilir kılan özellikler kadar; kötülük, acımasızlık, nefret, ihanet ve yanlış anlama gibi karanlık özelliklere de sahiptirler.
İnsan değişken bir yapıdadır ve kişiliğini oluşturan etmenler tek bir boyutla açıklanamaz. Organik yapı ve mekanik işleyişinin yanı sıra sosyal bir varlık olarak ihtiyaçlarını gideren, topluluk hayatı sürdüren canlı bir organizmadır. Bütün bunların yanında bir de insanın iç dünyasını oluşturan ve ruh halini ifade eden bir boyutu daha vardır. Bu boyut sayesinde sevinir, üzülür, heyecanlarını ve korkularını yaşar, zevklerini hayatına katar, geçmişi ile geleceği arasında bağ kurarak, anı ve zamanı geçirmeye uğraşır.
İnsan psikolojisi değişkendir dedik. Birkaç dakika öncesine kadar her şey çok mükemmel olmasa da huzurlu olunan o beş on dakika öncesine dair hiçbir izin bile kalmadığı, ruhun karanlığa doğru yol aldığı hissedilen o dönemeç… Elden bir şeylerin gelmediği, ufacık ifadeler veya değişikliklerin sebep olmaya yettiği o gelgitler… Tüm bu ruh hallerinin kimi zaman kendi kendimize yarattığımız insani manyaklıklar olduğunu düşünüyorum, kimi zaman ise kendine bu kadar yüklenmemen gerektiğine, karşındakilerin düşüncesiz, vurdumduymaz oldukları gerçeğine kendimi inandırarak onlara yüklenmem gerektiğini…
Herkes karmaşık, herkes zor. Bu karmaşaya neden olan da her insanın yaşanmışlıklarının farklı farklı olmasına dayanıyor temelden. Kimisini hayat daha genç yaşta öyle yerlere savurmuş, öyle feleğin sillesinden geçirmiş oluyor ki, işte onlar mutluluğu yeterince hakkettikleri düşüncesinde daha bir kırılganlaşan ve tahammülsüzleşen kesimi oluşturuyor. Kimisi ise gerçek hayatın zorluklarını yaşamamış, gamsız ya da yaşadıkları karşısında hiçbir şeyi önemsememe kararı vermiş ve buna kendini inandırmış kesim. Bir taraf duygu batağında, bir taraf ise hiçlik. Bu farklılıklar karşımıza farklı farklı insanlar çıkarıyor ve yine hiç tahmin edemeyeceğimiz sınavlardan geçiriyor bizi. Ve ben şuna inanıyorum ki insanın sahip olduğu en büyük erdem sabrıdır.
Dolayısıyla, ıstırabını dindirmek istiyorsan ve gelgitlerine son vermek istiyorsan, yapman gereken şey kendi içine bakmak ve içindeki Alice Harikalar Diyarı’na bir yolculuğa çıkmak…

Uzm.Psikolog Işıl BEKTAŞ