Psikolog

Korona Virüsü (Covid-19)

Bütün dünya alarmda. Panik ne yazık ki korona virüsünden çok daha hızlı yayılıyor. Seçici algılarımız virüs üzerinde sabitlenmiş durumda. İnternette ve sosyal medyada felaket haberleri dolaşıp duruyor. Sürekli haberleri takip eder hale geldik. Gözümüz kulağımız bakanlıklardan yapılacak açıklamalara çevrilmiş durumda. Kulaktan dolma bilgiler ve ölümcül korona haberleriyle savrulup duruyoruz. Korkumuz gün geçtikçe somutlaşıyor.
İnsanoğlu daima bilinmeyenden ve kontrol edilemeyenden korkmuştur. Fakat bir yandan da korku işlevseldir çünkü hayatta kalmamızı sağlar. Bedenimiz korku, kaygı ve dehşet anlarında hayati önemi olan çeşitli savunma mekanizmaları devreye sokar. Ancak uzun süreli kaygı hali hem fiziksel hem de psikolojik sorunlara zemin hazırlayabilir (panik atak,anksiyete bozukluğu gibi). Korona salgınının tüm insanlık üzerinde geniş bir kaygı dalgası meydana getirmesi normaldir. Ancak yine de virüs haberlerinin bazı psikolojik bozukluk gruplarında daha güçlü bir etki yarattığı söylenebilir. Kaygının ve tedirginliğin ön planda olduğu, küçük sorunları büyüterek felaketleştiren kişilerde daha belirgin bir etkilenme sözkonusu olur.
Obsesif kompulsif bozukluk’un en yaygın görülen türünde mikrop kapma endişesi vardır. Bu hastalar zaten salgının söz konusu olmadığı zamanlarda bile çevrelerinden ciddi hastalıklara sebep olabilecek bir mikrop kaptığı yönünde düşüncelere sahiptirler. Dolayısıyla tüm dünyayı etkisi altına alan ve ölümcül sonuçlar doğurabilen korona virüsü hakkında takıntıların ortaya çıkması doğaldır. Neticede her insan aynı ruhsal dayanıklılık gücüne sahip değildir, bazı insanlar daha hassastır. Bu yapıdaki kişiler virüs ile ilgili haberlerden mümkün olduğunca kaçınmalıdır.
Peki, koronavirüs kaygısıyla nasıl başa çıkabiliriz?
Korona virüsü size hiç uğramadan da sizi hasta edebilir. Nasıl mı? Kontrol edilemeyeni kontrol etmeye çalışma çabası oldukça yorucudur. Yapılması gereken en önemli şey korkunuzun kaynağını anlamaya çalışmaktır. Neden korktuğunuzu öğrenin. Korona virüsünü iyi tanıyın. Dünya Sağlık Örgütü ve Sağlık Bakanlığı gibi güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşın. Sonrasında virüsün bulaşma yolları hakkında bilgi alıp tedbirlerinizi alın. Bütün salgın hastalıklarda olduğu gibi hijyen kurallarına dikkat edin. Ellerinizi sık yıkamaya, mecbur kalmadıkça kalabalık ortamlarda bulunmamaya, düzenli ve sağlıklı beslenmeye dikkat edin. Sağlık kurallarına uyduğunuz sürece zaten hastalıklarla karşılaşma olasılığınız önemli ölçüde azalacaktır. Önlemlerinizi alın ama bu önlem boyutunda da aşırıya kaçmayın.
Unutmayın ki insanın bağışıklık sistemi bir bütündür. Ruh sağlığınızın yerinde olması hastalıklara karşı direncinizi önemli ölçüde artıracaktır.
Sonuç olarak paniğe kapılmadan sakinliğinizi koruyun. İnsanlık tarihi boyunca salgın ve olumsuz olaylar yaşanmıştır. Gerekli önlemler alındıktan sonra hayat rutinimizi çok da bozmadan bu durumun üstesinden gelmek ve en az hasarla atlatabilmek süreci önemlidir.

Uzm.Psikolog Işıl BEKTAŞ